23 Aralık 2008 Salı

BOYANIN SESİ



01 Palet, boyalar (İç-Gün) Boyalar, Nazlı’nın eli


Tüpten çıkan ve boş bir palete yayılan çeşitli renklerde boyalar…

(Derinlerden gelen, belli belirsiz, fısıltı temalı bir müzik…)

(Ses efektleri…)


Her renk, renginin anlamına uygun bir sesle, fısıltı halinde konuşmakta, diğer boyaları gördüğüne memnun olmakta ve sohbet etmektedirler…


(Görüntüler son derece doğal, boya tüpü ve boya görüntüleridir. Sadece ses efektleriyle fantastik bir etki amaçlanmıştır.)


Boyalar birbirine karıştıkça muhabbetin dozu da artmaktadır. Ama, kargaşa nedeniyle, ne dedikleri artık anlaşılmaz…




02 Palet, boyalar (İç-Gün) Boyalar, fırça


Yakın planda paletteki boyaların üzerine doğru gelen fırça kılları…. Fırça, boyalara deyer ve onları karıştırmaya başlar…



03 Nazlı Ev (İç-Gün) Nazlı


Nazlı elindeki paletten aldığı boyalarla bir tuvale resim yapmaktadır…


Dinlendirici bir müzik eşliğinde, Nazlı’nın bilek hareketleri ve Fırça’nın dansları… Geri çekiliriz: bir erkek portresi… Gözler çok mavi.


04 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert


Maviden açılış… Mert… Canlı kanlı bir şekilde, zemin kattaki odasından dışarı bakmaktadır…


Nazlı camın önüne gelir, saçlarını düzeltir… Işık yansıdığı için içerdeki Mert’i fark etmemiştir.


Mert bir adım geriye çekilip Nazlı’yı seyreder…


Mert kara kalemle pencereden seyrettiği kıza benzeyen bir kadın portresi karalamaktadır..



05 Okul, atölye (İç-Gün) Nazlı,Hoca, fgr.



Nazlı derste… Hocası nazlıyla konuşur ve ona özel bir ödev verir: ‘zayıf olduğu portre çizimlerini geliştirmesi için, on tane portreyi çizme ödevi’ …


06 Üniversite kampusü (Dış-Gün) Nazlı , Mert, fgr.

Nazlı kampüste düşünceli yürürken, birden ortalık karışır ve karşıt görüşlü öğrencilerin çatışmalarının ortasında kalıverir; itiş-kakışta bir yumruk yer ve düşer…


Bahçede oturmakta olan mert durumu görür ve kalabalığın içine dalıp Nazlı’yı oradan alır, kafeteryaya doğru götürür.. Kafeteryada otururlar… Mert ona su içirir, çay ısmarlar, onunla yakından ilgilenir.. Tanışırlar ama Mert asistan olduğunu söylemez… Nazlı hala olayın şokundadır, sinirleri boşalır, Mert’e sarılıp ağlar… Sonra özür dileyip ayrılır…



07 NazlıEv-Yatak odası (İç-Gece) Nazlı


Yatağa uzanır… Gözlerini tavana diker ve görüntüler üşüşür beynine…



08 Flashback-kavga sahnesi (üniversite) (Dış- Gün) Nazlı,Mert,Fgr.


Okulda yaşananları hatırlar Nazlı: Okuldaki kavga…. Mert’in yardımı...



09 Flashback-kafeterya (Dış- Gün) Nazlı,Mert,Fgr.


Mert’in yüzü, gülümseyişi, gözleri…



10 Nazlı Ev (İç- Gece) Nazlı


Nazlı Mert’in resimlerini yapmaya başlamıştır… birini bitirir.. bir tane daha Mert, bir tane daha…. Bu delice durum bittiğinde, onlarca Mert portresi vardır ortada…. Sonra, seçtiği çizimleri yağlı boyayla boyamaya başlar…



11 Okul (İç-Gün) Nazlı, fgr.


Okulda Hocasını arar… odasında yoktur.. sorar soruşturur, yeni asistanına yönlendirirler… O da yeni asistanın odasına gider, kapıyı vurur..



12 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert


Odaya girer, karşısında Mert… Nazlı afallar, etrafa bakar.. Duvarda kendi portresi asılıdır…


Hızla kapıyı çarparak çıkar…




13 Okul Koridor (İç-Gün) Nazlı, Mert, fgr.


Mert ardından koşturur, seslenir… Nazlı durmaz… delice koşarak kaçmaktadır… ayağı takılır, düşer, çanta savrulur, birkaç resim saçılır etrafa.. Toparlamak ister ama Mert’in yaklaştığını görünce, her şeyi bırakıp kaçar…


Mert onu yakalayamaz ve geri dönüp portreleri toplar, çantaya koyar, bütün portrelerde kendisinin resmedildiğini görür..




15 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert


Nazlı Mert’in odasına dalar…


Mert

“Nazlı.. hoş geldin”


Nazlı, hiç konuşmadan bakar gözlerine…


Duvardaki portresi söker alır.. Etrafa bakınır, resimlerini arar, bulamaz ve tehditkar bir el hareketiyle resimleri ister..


Mert

“gelsene..”


Nazlı

“resimleri verir misin?”


Mert

“ben de senden hoşlanıyorum.”


Nazlı alaylı, umursamaz:

“öyle bişey yok !…”



Mert daha fazla ısrar etmez ve resimleri verir Nazlı’ya..


Nazlı hışımla çıkar…




16 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert


Mert pencereden, Nazlı’nın hışımla gidişini ve bahçede portreleri parçalayıp çöpe tıkmasını seyreder…


Mert masada ters çevrili bir resmi eline alır.


Portrelerden birini Nazlı’ya vermemiştir.. Resme yakından bakar …


Nazlı’nın sözlerini hatırlar..



17 (Flashback) Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Nazlı


Nazlı alaylı, umursamaz:

“öyle bişey yok !…”



18 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert


Mert, umutsuzca elindeki resmi masaya koyar… O anda cılız bir fısıltı duyar, dikkatle dinler, seslere bir anlam veremez.. ( ilk sahnedeki gibi, fısıltılı sesleri ve müziği duyarız.)


Resimdeki boyalar sanki konuşup tartışmaktadır…



Fısıltılar

“seni seviyor… seviyor... çok seviyor… bırakma…”



Pencerenin önünde Mert… Bahçede uzaklaşan Nazlı...


Görüntü yağlıboya bir tabloya dönüşür ve donar…



SON

...


2 yorum:

  1. Güzel senaryo...

    Yahut senaryo biçminde yazılmış güzel hikâye...

    Konuşmayı bilmeyen bizlerin boyanın konuşmasından medet umması çok doğal...

    Bu fanteziyi sahiplenmek çok da tuhaf değil...

    Uzun yıllar boyunca -çocukluk çoook uzundur a- konuşan düdük'ü aradım...

    Çünkü mahalleden geçen düdükçü beni bu yanılsamaya sokmuştu; düdüğün konuştuğunu sanmıştım; buna bütün kalbimle inanmıştım...

    Benimle kimse konuşmuyordu çünkü... Yoo kötü insanlar oldukları için değil... Konuşmayı bilmedikleri için... Ben de düdüğün konuştuğuna inanmıştım bu yüzden...

    Ve uzun yıllar boyunca konuşan düdüğü aramıştım; bana bu dümdüz asfaltın, şu beton duvarların ötesinde, içinde, derininde neler olduğunu anlatır diye...

    Senaryonun/hikâyenin sonunda mert tabloya sarılmasa istedim; çünkü 'ben olsam sarılırdım'ı düşünmekte özgür olabileyim diye... Yani okuyucu olarak bana bunu düşünme fırsatı tanınsın için...

    Kolay gelsin...

    Boş Arsa

    YanıtlaSil
  2. senin "konuşan düdük"ün de çook çok güzel bir hikaye... neler çağrıştırdı bi bilsen...

    hikaye sonu için eleştirin de son derece haklısın, bu akademik ve samimi okuyucu bakışı için teşekkürler.. değiştirmeye ikna oldum.

    sana da kolay gelsin hocam.

    kıssa filmler

    YanıtlaSil