
söz
olmaz bazen..
yetmez.
fotoğraflar da...
"olmuş masallara kısa filmler"
- istanbulunu yitiren bütün beylerbeyi kadınlarına -
anka kuşunu bilir misin ?
hani transistörlü hayallerimizin mum kokan hikayeleri.
yaşlı büyüğümüzün
yokuştan kaydırdığımız kar heyecanları.
yani sevdiğimiz herşeyin anısına gizlediğimiz.
bu şehri terkettiğin an onu da yanına alacaksın.
sokağa girdiğimizde cumbasını seçmeye çalıştım.
yolu asfaltlamışlar.
necmiye teyzenin çiçekleri bahçe duvarından taşıp yerlere kadar inmiş
– istanbul bana artık çok uzak, sokaklarını özlüyorum zaman zaman,
küçük sevgilerimi kovaladığım mahallemi.
düşündükçe
yokuşu inmeye başladık.
cumbalar azalmış.
ali ihsan amca ağlarını kurumaya bırakmış.
aralık bahçe kapısından kırmızı
her birine ömrümün en
renkler suda öpüyorlar beni.
komşularımız betondan balkonlarında bizi selamlıyorlar.
- o kimbilir nerede ? -
bizim ahşapkırığı evimizin yosunlu basamaklarında oturan tanımadığım bir
arkadaşlarıyla şakalaşıyor.
muzip bir gülümseme yapıştı benim de dudaklarıma…
bilmiyorum kimi hatırladım, pazar günlerinin beylerbeyi sevinci
kapladı
- ne güzel, terkedilmiş evimizin yaşlı basamaklarında gülümseyen
bir yüz
evin camları kırılmış, işlemeler yer yer dökülmüş.
- Allahım olamaz… o çocuğu gidip kucaklamak geliyor içimden.
yıllar sonra bu
kendimi tutuyorum. sadece eski ahşap gözlerimle bakıyorum ona.
arabasına
biz de kararmış kapıdan geçip, geçmişin kokusuna bırakıyoruz kendimizi.
şu oda… babannemin öldüğü oda.
...
| Tepkiler: |
01 Palet, boyalar (İç-Gün) Boyalar, Nazlı’nın eli
Tüpten çıkan ve boş bir palete yayılan çeşitli renklerde boyalar…
(Derinlerden gelen, belli belirsiz, fısıltı temalı bir müzik…)
(Ses efektleri…)
Her renk, renginin anlamına uygun bir sesle, fısıltı halinde konuşmakta, diğer boyaları gördüğüne memnun olmakta ve sohbet etmektedirler…
(Görüntüler son derece doğal, boya tüpü ve boya görüntüleridir. Sadece ses efektleriyle fantastik bir etki amaçlanmıştır.)
Boyalar birbirine karıştıkça muhabbetin dozu da artmaktadır. Ama, kargaşa nedeniyle, ne dedikleri artık anlaşılmaz…

02 Palet, boyalar (İç-Gün) Boyalar, fırça
Yakın planda paletteki boyaların üzerine doğru gelen fırça kılları…. Fırça, boyalara deyer ve onları karıştırmaya başlar…
03 Nazlı Ev (İç-Gün) Nazlı
Nazlı elindeki paletten aldığı boyalarla bir tuvale resim yapmaktadır…
Dinlendirici bir müzik eşliğinde, Nazlı’nın bilek hareketleri ve Fırça’nın dansları… Geri çekiliriz: bir erkek portresi… Gözler çok mavi.
04 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert
Maviden açılış… Mert… Canlı kanlı bir şekilde, zemin kattaki odasından dışarı bakmaktadır…
Nazlı camın önüne gelir, saçlarını düzeltir… Işık yansıdığı için içerdeki Mert’i fark etmemiştir.
Mert bir adım geriye çekilip Nazlı’yı seyreder…
Mert kara kalemle pencereden seyrettiği kıza benzeyen bir kadın portresi karalamaktadır..
05 Okul, atölye (İç-Gün) Nazlı,Hoca, fgr.
Nazlı derste… Hocası nazlıyla konuşur ve ona özel bir ödev verir: ‘zayıf olduğu portre çizimlerini geliştirmesi için, on tane portreyi çizme ödevi’ …
Nazlı kampüste düşünceli yürürken, birden ortalık karışır ve karşıt görüşlü öğrencilerin çatışmalarının ortasında kalıverir; itiş-kakışta bir yumruk yer ve düşer…
Bahçede oturmakta olan mert durumu görür ve kalabalığın içine dalıp Nazlı’yı oradan alır, kafeteryaya doğru götürür.. Kafeteryada otururlar… Mert ona su içirir, çay ısmarlar, onunla yakından ilgilenir.. Tanışırlar ama Mert asistan olduğunu söylemez… Nazlı hala olayın şokundadır, sinirleri boşalır, Mert’e sarılıp ağlar… Sonra özür dileyip ayrılır…
07 NazlıEv-Yatak odası (İç-Gece) Nazlı
Yatağa uzanır… Gözlerini tavana diker ve görüntüler üşüşür beynine…
08 Flashback-kavga sahnesi (üniversite) (Dış- Gün) Nazlı,Mert,Fgr.
Okulda yaşananları hatırlar Nazlı: Okuldaki kavga…. Mert’in yardımı...
09 Flashback-kafeterya (Dış- Gün) Nazlı,Mert,Fgr.
Mert’in yüzü, gülümseyişi, gözleri…
10 Nazlı Ev (İç- Gece) Nazlı
Nazlı Mert’in resimlerini yapmaya başlamıştır… birini bitirir.. bir tane daha Mert, bir tane daha…. Bu delice durum bittiğinde, onlarca Mert portresi vardır ortada…. Sonra, seçtiği çizimleri yağlı boyayla boyamaya başlar…
11 Okul (İç-Gün) Nazlı, fgr.
Okulda Hocasını arar… odasında yoktur.. sorar soruşturur, yeni asistanına yönlendirirler… O da yeni asistanın odasına gider, kapıyı vurur..
12 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert
Odaya girer, karşısında Mert… Nazlı afallar, etrafa bakar.. Duvarda kendi portresi asılıdır…
Hızla kapıyı çarparak çıkar…
13 Okul Koridor (İç-Gün) Nazlı, Mert, fgr.
Mert ardından koşturur, seslenir… Nazlı durmaz… delice koşarak kaçmaktadır… ayağı takılır, düşer, çanta savrulur, birkaç resim saçılır etrafa.. Toparlamak ister ama Mert’in yaklaştığını görünce, her şeyi bırakıp kaçar…
Mert onu yakalayamaz ve geri dönüp portreleri toplar, çantaya koyar, bütün portrelerde kendisinin resmedildiğini görür..
15 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert
Nazlı Mert’in odasına dalar…
Mert
“Nazlı.. hoş geldin”
Nazlı, hiç konuşmadan bakar gözlerine…
Duvardaki portresi söker alır.. Etrafa bakınır, resimlerini arar, bulamaz ve tehditkar bir el hareketiyle resimleri ister..
Mert
“gelsene..”
Nazlı
“resimleri verir misin?”
“ben de senden hoşlanıyorum.”
Nazlı alaylı, umursamaz:
“öyle bişey yok !…”
Mert daha fazla ısrar etmez ve resimleri verir Nazlı’ya..
Nazlı hışımla çıkar…
16 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert
Mert pencereden, Nazlı’nın hışımla gidişini ve bahçede portreleri parçalayıp çöpe tıkmasını seyreder…
Mert masada ters çevrili bir resmi eline alır.
Portrelerden birini Nazlı’ya vermemiştir.. Resme yakından bakar …
Nazlı’nın sözlerini hatırlar..
17 (Flashback) Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Nazlı
Nazlı alaylı, umursamaz:
“öyle bişey yok !…”
18 Okul, Mert’in odası (İç-Gün) Mert
Mert, umutsuzca elindeki resmi masaya koyar… O anda cılız bir fısıltı duyar, dikkatle dinler, seslere bir anlam veremez.. ( ilk sahnedeki gibi, fısıltılı sesleri ve müziği duyarız.)
Resimdeki boyalar sanki konuşup tartışmaktadır…
Fısıltılar
“seni seviyor… seviyor... çok seviyor… bırakma…”
Pencerenin önünde Mert… Bahçede uzaklaşan Nazlı...
Görüntü yağlıboya bir tabloya dönüşür ve donar…
SON

| Tepkiler: |